logo

Uzak hikayeler…

Bunlar Afrika’nın erken sömürü, geç bağımsız ülkelerinde olan hadiseler. Bunlar bize uzak hikayeler. Bizde durum nedir diye merakı mucib sual ederseniz zinhar tavsiyem Hekimoğlu İsmail’in, Minyeli Abdullah, romanını ve sinemaya uyarlanmış filmini izleyebilirsiniz.

Etiyopya’da Süleyman Hanedanına mensup Haile Selassie iktidarda idi. İmparator 2. Menelik’in 19. yy. da yaptırdığı saraydan ülkesini yönetirdi.

Saraya gelişinde büyük rütbeliler Selassie’nin önünde yerlere kadar eğilip umutsuzca dikkat çekmeye çalışırdı. Selassie kısa boylu bir adamdı. Her gittiği yerde bir görevli yastıkla onun yanından ayrılmazdı. Oturduğunda ayaklarını basabileceği uygunlukta yastık koyardı. Yastıkçı başının seçeceği yastıklar üst düzey bürokrasinin büyük derdi idi.  Bu durum bir yana Selassie bir dizi aşırı sömürücü kurum aracılığı ile hüküm sürer, lütuf dağıtır, iltimas geçer ve sadakatsizliği insafsızca cezalandırırdı.

Bu durumdan rahatsız olan Harar vilayeti üçüncü tümenin temsilcisi Mengistu Haile Mairam adında binbaşı öncülüğünde sosyalist bir devrim gerçekleştirdi. Eski rejim yanlıları ve diğer unsurlar dirense de 1975’de başlayan devrim 1977’de Sovyetler Birliğinin desteği ile tamamlandı. 1978’de Mengistu, Selassie’nin sarayına geçmişti. Artık resm-i geçitleri izlemeye başladı.

Mengistu’nun devrimde yanında olan bakanlık yapan Davit Wolde hatıralarında şöyle yazdı, “Devrimin başında hepimiz geçmişe ilişin her şeyi tamamen reddettik. Artık araba kullanmayacak ya da takım elbise giymeyecektik, kravat takmak suç sayıldı. Hali vakti yerinde burjuva gösteren her şey, zenginlik ya da kültür eski düzenin bir parçası görülüp küçümsendi. Sonra 1978 civarı tüm bunlar değişmeye başladı. Maddiyat önce yavaş yavaş kabul edildi. Ardından gerekli görüldü. En iyi Avrupa terzilerinin dikti takım elbiseler tüm üst düzey devlet yetkililerinin ve Askeri meclis üyelerinin üniforması haline geldi. Her şeyin en iyisine sahiptik, en iye evler, en iyi arabalar, en iyi viski, şampanya, yemek. Bu devrimin tamamen tersine dönmesiydi’’.

Wolde, çarpıcı tespitlerini şu şekilde devam ettirdi, “ Gerçek Mengistu gerçek yüzünü gösterdi. İntikamcı, zalim, otoriter. Eskiden içimizden biriymişçesine onunla elimiz cebimizde kunuşan bizler, kendimizi onun önünde büyük bir dikkatle hazır olda bekleyip çekinerek saygı gösterirken bulduk. Eskiden ona hitap ederken sen derken artık daha resmi biçimde siz diyorduk. Menelik Sarayın’da daha büyük, daha pahalı bir ofise taşındı. İmparatorun arabalarını kullanmaya başladı. Eşitlik getirecek bir devrimimiz olması gerekiyordu. Oysa yeni bir imparatora dönüştü”.

Yukarıda aktarılan gerçek hikaye Daron Acemoğlu, James A. Robinson, Ulusların Düşüşü, Güç Zenginlik ve Yoksulluğun Kökenleri,  İstanbul 2013 adlı kitabın Oligarşinin Tunç yasası başlığının incelendiği 344-349 sayfalarından alındı. Elin oğlu çalışıyor. Oligarşinin yasasını ortaya koyuyor.

Robert Michels, Demokrasi ve Oligarşinin Tunç Kanunu, (çev. Toker Dereli) Seymour Martin Lipset, INTRODUCTION to Robert Michels’ Political Parties: A Sociological Study of the Oligarchical Tendencies of Modern Democracy, Collier Books, 1961. Ulusların düşüşü adlı kitabın bölümünde yazarlar bu bölümü incelerken bu kitaptan yararlanmışlar. Bu kitabı ilk fırsatta okuma listeme aldım.

Kitapta buna benzer güzel bir hikaye daha var.  Harare – Zimbabve’de 2000 yılı Ocak ayında Milli Piyango çekilişini devletin Devlet bankası Zimbank düzenlemişti. Çekilişi düzenleme işinin başında Teşrifatçı Fallot Chawawa vardı. Çekiliş şöyle idi 1999’dan önce bankada 5000 ve fazla doları olanlar arasında çekiliş yapılacaktı. En büyük ikramiye100.000 Zimbabve doları idi. Çekiliş sonrası 100.000 Zimbabve doları ülkenin en şanslı tek kişisi Başkan Robert Mugabe’ye çıktı! Bu rakam ülkede kişi başına düşün milli gelirin yaklaşık 5 katı rakamdı. Aslında Mugabe’nin milli piyango şansına ihtiyacı yoktu. Çünkü kendisine yüzde 200 zam yapmıştı. (aynı eser, sayfa 353.)

Bunlar Afrika’nın erken sömürü, geç bağımsız ülkelerinde olan hadiseler. Bunlar bize uzak hikayeler. Bizde durum nedir diye merakı mucib sual ederseniz zinhar tavsiyem Hekimoğlu İsmail’in, Minyeli Abdullah, romanını ve sinemaya uyarlanmış filmini izleyebilirsiniz. Bence kitap okuyun…  

Savaş SONGUR / 18.01.2022

Etiketler: » » » » »
Share
321 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ