logo

SLOGAN VE KINAMA YETMEZ

Kudüs ve Filistin için samimi, kararlı, yekvücut bir duruşa ve tutarlı politikalara ihtiyaç var.

REDDETMEK YETMEZ, KARARLI İCRAAT ŞART

Trump’ın Kudüs emrivakisi üzerine Türkiye’nin çağrısıyla İstanbul’da yapılan, ama bazı önemli ülkelerin alt düzeyde temsilci gönderdiği İİT zirvesi öncesinde İslam dünyasının konuya duyarlı kesimlerinden yapılan çağrılarda “Kınamak ve reddetmek yetmez, kararlı icraat şart” mesajı verildi.

 

İÇERİDE BİRLİK VE DÜNYA İLE DAYANIŞMA

Kudüs ve Filistin için öncelikle Filistinlilerin, Arapların ve İslam ülkelerinin, kendi içlerindeki ihtilafları sona erdirerek kenetlenmeleri; dışarıdan gelen saldırı ve tacizlere ortak bir duruşla karşı koymaları ve dünyanın insanî değerlerden yana olan kesimleriyle işbirliği yapmaları gerekiyor.

*************************************************************************************************************

FİLİSTİN BU HALE NASIL DÜŞTÜ?

Filistin ve Kudüs’ün bu noktaya nasıl ve niçin ge(tiri)ldiğine baktığımızda, ortaya çıkan durumda siyonistlerin bir asrı aşan bir süreçte yürüttükleri stratejiler kadar, Müslümanların dağınıklık ve perişanlığının da son derece önemli bir payı olduğunu görüyoruz.

Filistin’e asırlarca adalet, barış, güven ve huzuru hakim kılan Osmanlının çökertilmesinden ve bölgeye emperyalist güçlerin iyice musallat olmasından sonra iyice artan bu dağınıklık 1948’de İsrail’in kurulmasını takiben had safhaya ulaşmış.

Müslüman Araplar, yapay sınırlarla kurulan ve başlarına ırkçı-sosyalist diktatörlerin konulduğu devletlere taksim edilmiş.

Toprakları gasp edilen Filistinlilerin çoğu oradan oraya sürülürken, kalanlar sahipsiz ve yalnız bırakılmış. Dahası, kimi komşu ülkelere sığınan Filistinliler, oralarda tehdit ve tehlike olarak görülmüş.

Bütün bunlara ilaveten, Filistin davası kör şiddetten başka birşey bilmeyen radikal sosyalist bir anlayışa terk edilmiş.

Müslümanların ilk kıblesini barındıran Kudüs bile hem sahip çıkılmayan, hem de yanlış zihniyetlerin çok sakat “mücadele yöntemlerine kurban edilen Filistin meselesinin bir “detay”ı haline getirilmiş.

Halktan kopuk Arap rejimlerinin bu konudaki samimiyetsizliği çok önemli bir sorun olarak ortada dururken, ABD başta olmak üzere Batıda Filistin için kamuoyu oluşturacak bir Müslüman lobisinin kurulamayışı ayrı bir handikap ve hicran.

Eğitim ve iş için oralara gidip yerleşen milyonlarca Müslüman Arap var. Keza Batı bankalarında Arap prens ve şeyhlerinin milyarlarca petro-doları mevcut.

Bunlar niye siyonist lobinin tahripkâr faaliyetlerini en azından dengeleyecek bir lobinin kurulması için kullanılmıyor?

Bu acı tabloyu katmerleyen bir garabet ise, Filistin’de kalan Arapların kendi içlerindeki derin ihtilaf ve anlaşmazlık olmuş.

İşgalci İsrail’in her geçen gün yeni örnekler ekleyerek sürdürdüğü gaddarca  uygulamaları karşısında bile, Filistin toplumundaki El Fetih-Hamas ayrışmasının bir türlü sona erdirilemeyişi olacak şey mi?

Bunlar ümmet ve vahdet şuuruyla düzeltilmeli ki, Filistin ve Kudüs kurtulsun.

Kâzım GÜLEÇYÜZ / YeniAsya

Etiketler:
Share
964 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ