logo

Anıtkabir’de îman tazelenir mi?

Anıtkabir’i ziyaret eden birisine “Niçin buradasınız?” sorulduğunda “Îmanımı tazelemek için buradayım, îmanımı tazeledim… Bozuk kantarınızla îmanımızı tartmaya kalkmayın” diye cevap verirse ne düşünürsünüz?

Böylesine “patolojik” bir vak’a karşısında “Anıtkabir’de îman tazelenir mi? Anıtkabir îman tartan bir kantar mıdır? Allah’tan başka ilâha mı îman ediyorsunuz?” sualini sormak aklınıza gelmez mi? Böyle bir sual karşısında “Lâ ilâhe illallah” demediyse onun hakkındaki kanaatiniz herhalde iyi olmaz.

“Kâbe Müslümanların olsun, Anıtkabir bize yeter”

“Anıtkabir’de Kamâlizme mi îman ediyorsunuz” sualine de “Kâbe Müslümanların olsun, Anıtkabir bize yeter” diye cevap verirse normal mi karşılarsınız, yoksa bu ebleh kişiyi, azılı Kamâlist Şeref Aykut’un “Kamâlizm” kitabındaki “Kamâlizm bütün dinlerin üstünde bir yaşamak dînidir! Gençlik, ruhunun ihtiyacını yerine getirmek, onun inanını (inancını) doldurmak, vicdanını doldurmak ister. Bu sebepledir ki, onu Kamâlizm dîninin hiç şaşmıyan, şaşırmıyan orunçlu (heyecanlı) ve coşkun tapkanı (tapınan) yapmak, ona bu kutsal, ulusal ve kurtarıcı dîni olanca derinliği ve inceliği ile oydamlamak (telkin etmek) ister… Tâ ki, Kamalizm dînine inanı (inancı) artsın…” sözlerine mi kandınız diye azarlar mısınız?

“Kamâlizm dîninden misin?

Müslüman kimliğini, “İslâm ondört asırlık sakat inançtır” diyerek reddeden Kamâlist zihniyete göre Kamâlistler Anıtkabir’de, Müslümanlar Kâbe’de, Yahudiler Ağlama Duvarı’nda, Hristiyanlar Meryem Ana’da, Budistler Buda Heykelleri önünde îman tazelerler.

Bu sözü söyleyenin îmanını zâyi ettiğine yoldan çıktığına ve 1930’larda ortaya çıkan Kamâlizm dînine mensup olduğuna kanaat getirmez misiniz?

Îman etmek ne demek? Anıtkabir’de medfun olan zâta îman edilir mi? Bu fiilleriyle îman ettikleri zâtı bir dînin ilâhı olarak vasfetmiş olmuyorlar mı? Bir insanı “ilâh” ilân etmek, onun kişiliğine hakaret değil midir? Bu durumda “Anıtkabir’de îman tazeledim” diyen kişiye “Sen Kamâlizm dîninden misin?” diye sormak kişi haklarına ve vicdan hürriyetine aykırı olmasa gerek. Oysa dîn-i İslâm’da Allah’ın dîninden gayrısına îman edilmez. Îman, Allah’ın varlığını ve birliğini, Peygamber Efendimiz’in vahiy yoluyla tebliğ ettiği hüküm ve bilgileri kalp ile tasdik etmektir.

“Anıtkabir îmanı” iflah etmez

İslâm mânasına gelen millet mefhumunu haiz Türk milleti “Anıtkabir’de îmanımı tazeledim de geldim” diyenlere iyi gözle bakar mı? Asla! Müslüman Türk milletinin bin yıllık âmentüsüne şirk koşan Kamâlizm dînine mensup Anıtkabir müdavimlerinin âyinleri darülislâm olan Türk ülkesinin millî varlığına züldür.

Anıtkabir’de îman tazeleyenlerin duaları (onlar yakarı diyorlar) 1930’lu yılların Kamâlizm dîninden neşet etmektedir. Bâtıl duaları şöyle başlar: Arap Muhammed’in dîninden kurtardın bizi. Yeni bir din yarattın lâdinî ve pozitivist nefesinden! Kamâlizmden başka din, Anıtkabir’den başka mabet istemeyiz.

Sözün özü; Kamâlizm dînine îman edenler, Anıtkabir’de îman tazeleyenler iflah olmazlar. Bu bâtıl inançtan kurtulmaları için teklifimiz şudur: Tövbe edip, Hakk’a tapan Türk milletinden özür dilemek…

Ahmet Doğan İlbey – 11.11.2021

Etiketler: » » » » »
Share
77 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ