logo

ÜMRANİYE’DE MEKKE’NİN FETHİ PROGRAMINDA BÜYÜK COŞKU

Erbakan Vakfı tarafından Ümraniye’de düzenlenen, Vakfın Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın da katıldığı “Mekke’nin Fethi” programına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

HABER: Kerim ÖZTÜRK //Ümraniye Gündemi Gazetesi// – 31.12.2017 / PAZAR

ERBAKAN Vakfı İstanbul teşkilatının organize ettiği Mekke’nin Fethi‘nin 1386. seneyi devriyesinin etkinlik programı Ümraniye Haldun Alagaş Spor Salonunda binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti.

Programa Erbakan Vakfı Genel Başkanı Fatih Erbakan, İFAM Başkanı Eğitimci Hatip Dr. İhsan Şenocak Hoca, Erbakan Vakfı Ümraniye İlçe Başkanı Erdal Tüfekçi ve çok sayıda davetli katıldı.

Mehter Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan gecede Fetih ruhunu anlatan şiirler ve sinevizyon gösterimleri yapıldı.

NE MUTLU BATI TAKLİTÇİLİĞİNİ ELİNİN TERSİ İLE İTENLERE

Programda bir konuşma yapan Erbakan Vakfı Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Her şeyden önce Cenab-ı Allah’a hamd ederek başlamamız gerekir. Hayatını Hak davaya adayan Erbakan Hocamızın talebeleri olmayı lütfettiği için şükrediyoruz, birileri başka işler peşindeyken bizlere Mekke’nin Fethini anmayı nasip ettiği için şükrediyoruz. Alemlerin Efendisi Peygamberimize Salat-u Selam ediyoruz. Bizler bu gece Milli Görüşçüler ve Erbakan Vakfı mensupları olarak, sicilinde sadece kan ve gözyaşı olan Batıyı örnek almayı reddeden şuurlu müslümanlar olarak bu salonu doldurduk. Ne mutlu Batı taklitçiliğini elinin tersi ile itip kendi değerlerine sahip çıkanlara” dedi.

SÖZDE DEĞİL ÖZDE MÜCAHİDLER

Maddi imkanlar olmasa da, bütün şartlar aleyhde olsa da, onların dağları yerinden oynatacak güçleri olsa da, sözde değil özde mücahitler olduğu zaman, Allah’ın yardımı gelir ve en büyük fetihler gerçekleşir diyen Erbakan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

TARİHTE EŞİNE RASTLANAMAYACAK BİR FETİHTİR

“Mekken’in Fethi tarihte eşine rastlanamayacak bir fetihtir. Zira kan dökülmeden yapılan bir fetihtir. Hz. Peygamber en azılı düşmanlarını dahi affetmiştir. Bunu yaparken en ufak sorgu sual edilmemiş, mahkeme kurulmamıştır. O dönem içerisinde yapılan fetihler sonrası, fethedilen şehirlerin yağmalanması, insanların kılıçtan geçirilmesi normal karşılanırken Hz. Peygamber’in böyle bir fetih gerçekleştirmesi elbette ki eşsiz bir hadisedir. Bu gece bu fethi tam olarak idrak edebilmeyi, yeni gönül fetihleri gerçekleştirmeyi Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyoruz.”

İKİ TEMEL MİKROBU KULLANIYORLAR

“Pekala günümüze baktığımızda neler görüyoruz. Ortadoğu’ya, İslam alemine ve ülkemize baktığımızda ne görüyoruz. İslam alemindeki mesele basit bir meseledir. Asıl mesele İslam ülkelerinin parçalanıp daha küçük ülkeler haline getirilecek ve Büyük İsrail’in kurulmasının yolu açılacak. Yaşanan hadiseler çok karmaşık olarak görülebilir ancak mesele aslında bu kadar basittir. Bunu nasıl yapıyorlar. Yıllardır denedikleri, adeta laboratuar ortamında ortaya çıkardıkları iki temel mikrobu kullanıyorlar. Birincisi Milliyetçilik mikrobu, ikincisi Mezhepçilik mikrobu. İşte bu mikrobu kullanarak İslam coğrafyasında toplumlar birbirine düşürüldü. Ve böylece biz bugün Suriye’de Irak’ta, Libya’da acı dolu görüntüleri izliyoruz.”

BİZ NE YAPIYORUZ? NE YAPMALIYIZ?

“Siyonizmin bunları yapması kendi inançları çerçevesinde son derece normal, zira onlara göre müslüman kanı dökmek adeta farz bir ibadet. Asıl olan soru; biz ne yapıyoruz. Yaptığımız sadece yara sarmak, gıda götürmek, çadır kentler kurmak. Adeta Siyonizmin hastanesinde hemşirelik yapıyoruz. ABD’nin, Siyonizmin oluşturduğu ve kangren olmuş yaraları iyileştirmeye çalışıyoruz. Yani kanseri tedavi etmiyoruz, morfin vurup acıyı dindirmeye çalışıyoruz. Hemşirelik elbette ki önemlidir ancak asıl olan doktorluk yaparak hastalığı ortadan kaldırmaktır.

Nasıl olacak, nasıl bu sıkıntılar bertaraf edilecek. Ne diyorlar, biz BM ile AB ile G20 ile NATO ile sorunlara çözüm arıyoruz. Sen bilmiyor musun ki adını saydığın bu örgütlerin tamamı dünya Siyonizminin kurduğu örgütlerdir. Bugün AB’ye en büyük destek dünya Siyonizmini en büyük ailelerinden biri olan Rothschild ailesi tarafından verilmektedir. Bu örgütlerden İslam Alemine çare gelmez, bizim derdimize çözüm bulunmaz.

Bizim yapmamız gereken Erbakan Hocamızın kurduğu D-8’in devamı olarak D-60’ı kurmaktır. Şanlı tarihimizde olduğu gibi İslam Alemine liderlik etmeliyiz. Eğer böyle yapmazsak, AB’nin oyuncağı oluruz, ABD’nin Ortadoğu’da ki posta memuru oluruz, İsrail’in öncülüğünde kurulan Sünni ittifakının Mısır’la birlikte bir üyesi oluruz. Bunu biz demiyoruz, İsrail Ulusal Güvenlik Merkezi Başkanı General Amos Yadlin diyor.

Bizler İslam Birliğini kurarak, Yeni Bir Dünyayı tesis edeceğiz. Biz doktorluk yaparak İslam Aleminin yaşadığı sorunları sıkıntıları bertaraf edeceğiz.”

Fatih Erbakan’ın konuşmasının ardından sahne alan Eşref Ziya Terzi ve Umut Mürare birbirinden eşsiz ezgileri seslendirerek katılımcılara unutulmaz bir gece yaşattı.  

Etiketler: » » » » » » »
Share
947 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ