logo

İtibar etmeyin

Günümüzde birçok hususta insanların itibar etmemesi gereken hareket, söz ve davranışlara olması gerekenden daha fazla itibar ettikleri artık herkesçe kabul edilmektedir. Gerek görsel medyanın ve gerekse sosyal medyanın da etkisi ile bu durum âdeta üstlü çarpan etkisi ile yayılmakta. Gittikçe de içinden çıkılmaz bir hal almaktadır.

Günümüzde birçok hususta insanların itibar etmemesi gereken hareket, söz ve davranışlara olması gerekenden daha fazla itibar ettikleri artık herkesçe kabul edilmektedir. Gerek görsel medyanın ve gerekse sosyal medyanın da etkisi ile bu durum âdeta üstlü çarpan etkisi ile yayılmakta. Gittikçe de içinden çıkılmaz bir hal almaktadır. Çeşitli vesilelerle bir köşeye not aldığım o kadar çok itibar edilmemesi gerekenler listesi var ki neredeyse itibar edilmesi gerekenler listesi yapmak daha kolay hale gelecek diye endişelendiğim için sizlerle sadece bazılarını paylaşmak istiyorum.

Mesela;

İnternette, kurslarda, okullarda, hatta evlerde İngilizce dersi veren hocalar “hev vörb üç” diyenlere itibar etmeyin…. önce kendisi bir İngilizce öğrensin.

Sosyal medyada her gördüğüne yorum yapan, tekrar paylaşan hele popüler konular olunca işin aslı astarı nedir diye bakmamadan, bilmeden “klavye kahramanlarına” itibar etmeyin… her duyduğuna yayan fitnecidir.

Her türlü yanlışı yapıp, elinden ve dilinden bir güzel nesne sadır olmamış ama konuşurken bakmayın siz benim böyle olduğuma “benim kalbim temiz” diyenlere itibar etmeyin…. kalbi temizlerden fiilen ve kavlen yanlış iş sadır olmaz.

Bir ilmi tedrisattan geçmemiş, bir kitap okumamış, bir konferans dinlememiş, hatta gazete makalesi bile okumamış kişilerin ele verir talkını kendi yutar salkımı kabilinden “size verdiği öğütlere” itibar etmeyin… önce kendisi bir öğüt alsın.

Hiçbir konuda ilmi, bilgisi, görgüsü, çalışması olmayıp sırf TV, gazete, Sosyal medya aracılığı ile haksız şöhrete sahip olmuşların ciddi bir konuda sanki kendisi yıllardır yapıyormuş gibi “ öncü rolüne bürünmelerine” itibar etmeyin… öncü olmak yolda olmaktır, yol açmaktır.

Dinden imandan, abdestten, namazdan, ilimden irfandan bi’haber yaşayıp dedesinin, ebesinin dindarlığını örnek gösterip “dini doğru bildiği fehvasına kapılmışlara” itibar etmeyin.  En azından bir satır dini bilgisi, duygusu olsaydı böyle diyemezdi.

Anlamından ve mecrasından çıkartılmış kavramları kendisine siper edinen. Hayatının her noktasında adım adım uygulayan hiçbir yaptığının, söylediğinin sorumluğunu almayan “dün dündür” diyen, davranan başta siyasileri olmak üzere hiç kimseye itibar etmeyin… İnsan sorumluluk yaptıklarından ettiklerinden sorumludur.

Akrabalarına, yakınlarına, komşularına, yoldaşlarına en ufak bir hatalarında “Doğrucu Davut” kesilip, kılıç sallayıp, güç odaklarına, çıkar ve menfaat gruplarına, popülist konulara gelince “sevgi pıtırcığına dönenlere” itibar etmeyin… onlar güçten anlıyor…

Kendisindeki, akrabalarındaki, siyasi partilerindeki, cemaatlerindeki, hemşehrilerindeki, yolsuzluğu, pisliği, günahı, ahlaksızlığı görmeyip, görmezden gelip, başkalarındaki bir hatayı, yanlışı ayyuka çıkaran “kendi gözündeki çubuğu görmeyip başkalarının gözündeki çapağa” laf söyleyenlere itibar etmeyin… onlar da vaveylacı, yalancı insanlardır, yalancılara itibar edilmez.

Herhangi bir negatif olay olduğunda kendisini temize çıkarmak için “başkalarını ateşe” atanlara itibar etmeyiniz. Bu gün sizi yarın başkasını ateşe atarlar.

Liste o kadar uzun ki. Her konuda, her sosyal grupta, her yer ve mecrada tereciye tere satan,  diken olmadan bakmaya çalışan, cin olmadan çarpmaya çalışanlar maalesef hayatımızın bir parçası haline geldi.

İşin doğrusu bu durum nasıl düzelir, akıl ve mizan nasıl kurulur, milletçe, toplumca, fertçe aklımız nasıl başımıza gelir onu da bilmiyorum…  

Savaş SONGUR / Arşiv Uzmanı Tarihçi – 9.12.2022



Etiketler: » » » » » »
Share
315 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ