logo

DEHR DEVİR DEVRAN

Dünya klasiklerinden birisi olarak kabul edilen İki Şehrin Hikâyesi ’sinde Charles Dıckens, zıtlıkları belirtmek için akıcı üslubuyla şöyle bir giriş yapar.

Dünya klasiklerinden birisi olarak kabul edilen İki Şehrin Hikâyesi ’sinde Charles Dıckens, zıtlıkları belirtmek için akıcı üslubuyla şöyle bir giriş yapar.

“Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü; bilgelik çağıydı, ahmaklık çağıydı; inanç devriydi, inançsızlık devriydi; aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi; umudun baharıydı, umutsuzluğun kışıydı; önümüzde her şey vardı, önümüzde hiçbir şey yoktu; hepimiz doğrudan cennete ya da hep birlikte doğruca diğer yola gidiyorduk… Kısacası devir o kadar şimdiki devre benziyordu ki, devrin en çok ses çıkaran yetkililerinden bazıları, “iyi” ve “kötü” sıfatlarının karşılaştırılmasının yalnızca üstünlük açısından yapılmasında direniyorlardı. İngiltere tahtında, koca çeneli bir kral ve çirkin yüzlü bir kraliçe vardı; Fransa tahtında, koca çeneli bir kral ve güzel yüzlü bir kraliçe vardı. Ekmek ve balığı muhafaza edip koruyan her iki ülkenin efendileri için, her şeyin sonsuza dek olduğu gibi kalacağı, billurdan daha berrak bir şekilde ortadaydı”

Her ne kadar Dıckens’ın anlattığı hikâyede bu şekilde ikileme iten sebebin tarihte sanayi devrimi olarak adlandırılacak dönemde İngiltere’deki çocukluğunda çektiği mali sıkıntı, işçi sınıfının durumu, etkili olsa bile esas unsurun bir yanda tarihte sanayi devrimi olarak adlandırılan dönem. Aynı dönemde Fransa’da bir grubun (hikâyede monsenyörlerin) yaşadığı şatafatlı hayatı, halktan uzaklaşmışılardı, geliyor olmakta olanı göremeyen yöneticileri (ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler diyorlardı tarihte ya şimdi), olanı görmezden gelenleri anlatma isteğidir. Zaten bu nedenle eser klasik olmuştur.

Batı hikâyesinden günümüze ve bize dönersek;  Dünle bu gün arasında ne fark var derseniz.

Teknolojik gelişmeler özellikle de ulaşım ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi kimilerine göre zamanların en iyisinde yaşıyoruz, yarınlar daha da iyi olacak. Kimilerine göre çağların en kötüsündeyiz çünkü hiçbir şey için hiçbir sınır yok.

Bilgi çağının en iyi çağ olduğun artık biliye erişmenin, üretmenin geçmişe göre çok daha hızlı olduğunu söyleyenler var. Kimilerine göre bilgi geldi ama bilgelik ve sükûnet gitti. Bilgi geldi amma bu bilgiler insanlığın faydasına kullanılmak yerine birilerinin çıkarına kullanılıyor. 

Dün ve bu gün bir birinin kopyası üç beş zamanın şartı değişiyor. Bir de içindeki insanlar geri kalanı aynı. İyi ve kötü sıfatı dün içinde geçerli bu gün için de yarın içinde.

Düne dair konuştuklarımız bizi gelecekle korkutmaz. Örneğin bet-yüzlü, milleti iki lokma ekmeğe muhtaç etmiş, sürmüş, yerlerinden etmiş, askeri tedbirlerle enselerinde boza pişirmiş birisi eğer tarihte bir şahsiyet ise istediğinizi söylersiniz, yazarsınız hiçbir şey olmaz. Ama bu şahıs yaşıyorsa vay halinize. Bakın dünyadaki örneklerine, bizdeki örneklerine.

Dün ne ise bu gün de o. Dün haşmetli padişahlar vardı. Kudretli vezirler. Güçlü komutanlar. Ağalar vardı. Paşalar vardı. Lafının üstüne laf söyletmeyenler. Kimi kadın uğruna, kimi para uğruna, kimi şan uğruna, kimi mal uğruna, kimi iktidar uğruna ömürlerini verdiler. Ülkelerinin altını üstüne getirdiler. En iddialı oldukları yerlerde yanıldılar. Ama ne edip, bir yolunu bulup şunca yıl iktidarda kaldılar. İktidarı mezara mı götürdüler. Ancak hırsızlıkla arsızlıkla, yolsuzlukla edindikleri malları dünyada kaldı. Yar mı oldu ağyar mı oldu o mallar onlara. Geriye bir adları kaldı, bir de bed yüzlü hayalleri kaldı geriye bir süre sonra o hayalleri bile silindi.

Dün ne ise bu günde o. Bu bed yüzlüleri iktidarda tutan yalakalık her dönem vardı. Ancak günümüzde uzman yalakalıklar türedi. Eskiden saray soytarıları vardı. Şimdi soytarılara taş çıkartanlar var.  Uzman yalakalar ve gözlerini inatla kapatanlar monsenyörleri fersah fersah geçti.

Nasıl bir devirde yaşıyoruz tarifi, tanımlaması, anlaşılması, anlamlandırılması sanırım çok zor. Üstelik yaşadığı devri tanımlayabilme zorluğu sadece bu güne ve bana mahsus değil. Ahir zaman yada ahar(başka) zaman efendiii ahir zaman.  

Share
310 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ