logo

“Din ve Vatan Uğruna Bir Ömür Mücadele” KAFKAS KARTALI ŞEYH ŞAMİL

Kuzey Kafkasya Türk ve Müslüman halklarının dini ve siyasi öncüsü, bilinen adı ile Şeyh Şamil 1797 yılında Dağıstan’ın Gimri köyünde dünyaya geldi. Eğitimi, Osmanlı dönemi ilim merkezlerinden olan Irak’ta devam etti. Mevlana Halid-i Şehrizori’den tefsir, hadis, fıkıh, tasavvuf gibi dini ilimlerin yanı sıra edebiyat, tarih, coğrafya ve fen bilimleri derslerini de aldı. Aldığı diplomalar (icazetnameler) sadece tahsil-i ilimle kalmadı. Aynı zamanda Nakşi-Halidi tarikatının Kafkaslardaki halifeliğini de üzerine emanet olarak aldı.

Artık yolu, hizmeti, hayatı, ideali bölgede Rusların giderek artan sömürgeci politikalarına karşı koymak, dinini ve vatanını savunmaktı. Ruslar, sömürgecilik ideolojisi ve topraklarını genişletme hayali ile bir yandan Osmanlı Devleti topraklarına bir yandan da Orta Asya topraklarına temas ediyordu. İnişli çıkışlı durumlar olsa da Ruslar sürekli ilerliyorlardı.

Kafkasya’daki gazavat, imamların öncülüğünde başlamış ve imamlarla özdeşleşmiştir. Önce Şeyh Mansur, Kafkas Müslümanlarına mektuplar göndererek Rus tehlikesine karşı dikkatleri çekmiş ve mücadelesini başlatmıştı. Bu mücadelelere Osmanlı Devleti de elinden geldiğince destek vermiştir.

İmam Mansur’un Ruslara esir düşüp ölmesi ile yerine Şeyh Gazi Muhammed Molla geçmiştir. Bu dönemde Osmanlı Devleti Balkanlar’daki karışıklıklar, Yunanistan’ın bağımsızlık uğraşı ve Mora yarımadasında bir tek Müslüman ve Müslüman izi bırakmayacak şekilde soykırıma varan katliamlarıyla uğraşmasından dolayı Kafkasya’ya gerekli desteği verememiştir. Ancak arşiv kayıtları bölge ile yakinen ilgilenildiğini göstermektedir.

Gürcistan Krallığı’nın 1802 yılında Ruslara ilhakı ile endişelenen Kafkasya kabileleri, Şeyh Hamzat’tan sonra tek bir İslam çatısı altında birleştirilmeye çalışılmış ve hareketin liderliğine Şeyh Şamil 1834 yılında seçilmiştir. Bölgeyi toparlamayı başaran Şeyh Şâmil, Çeçenistan ve Dağıstan’ın tek hâkimi olmuştur. 1843-44 yıllarında Ruslar bütün askerî güçleri ile saldırsalar da Şeyh Şâmil’in ordularını yenememişlerdir. Bu galibiyet, 1846 yılında Kabartay bölgesinin de direnişe katılmasını sağlamıştır. Ancak durum kritikliğini korumaktadır ve Şeyh Şâmil Osmanlı Devleti’nden yardım ve iş birliği istemek için Sultan Abdülmecid’e 1853 yılında mektup yazmıştır. Osmanlı Devleti, Şeyh Şâmil’e 1854 yılında “Dağıstan Serdâr-ı Ekremi” unvanını verdi. –Bu unvan halife ve Osmanlı Padişahı adına cihada giden, savaşa komutanlık eden anlamındadır—Bu dönemde hatırlanacağı üzere Osmanlı-Rus Savaşı (Kırım Harbi 1865) olmuş ve Osmanlı ilk defa dış borç almıştı. Osmanlı Devleti’nin Kafkasya’ya yardımı azalınca 1857 yılında Ruslar tekrar saldırıya geçti ve 6 Eylül 1859’da Şeyh Şamil’i esir ettiler.

On yıllık esaret hayatından sonra 1869 yılında Rus topraklarından uzaklaştırmak için Şeyh Şamil’in hacca gitmesine izin verdiler. İstanbul’da yaklaşık 7 ay kaldıktan sonra 1870 yılında Hicaz’a gitti, haccını tamamlayıp İstanbul’a dönmeden 1871 yılında Medine’de vefat etti ve mücâvir-i Rasûlullah olarak Cennetü’l-Bakîa’da kaldı. Vefatından sonra Osmanlı Devleti aile efradına maaş bağladı.

'Kafkas Kartalı' Şeyh Şamil vefatının yıl dönümünde anılıyor

Şeyh Şamil

Tam 35 yıl Ruslarla din ve vatan uğruna mücadele etti. Sayısız yaralar aldı.

Ruslara karşı vatan savunmasının İmam Mansur’dan sonra söneceğini düşünen Ruslara cevap olarak düzenli ordu kurdu.

Müslümanlara öncülük etti ve vatan savunmasında imanın ehemmiyetini bir kez daha gösterdi.  

Osmanlı Devleti’ni ve halifeyi daima büyüğü ve en mühim destekçisi olarak bildi. Etraftaki tüm Müslümanlara hem yazdığı mektuplarla hem de mücadelesi ile sürekli çağrıda bulundu.

Osmanlı-Rus Harbi’nde Osmanlı Devletinin yanında yer aldı ve en büyük destekçisi oldu.

Din ve vatan uğruna çıkılan seferin, zaferden daha büyük ve mühim olduğunu gösterdi.

Mücadelesi, fizîken ve fiilen başarılamamış bir vatan savunması şeklinde görünse de, din ve vatan uğruna çıkılan seferin, zaferden daha büyük ve mühim olduğunu gösterdi.

Oğullarından Gazi Muhammed, Osmanlı Devleti’nin hizmetine girerek 93 harbi olarak bilinen 1876 Osmanlı-Rus Harbi’nde Ruslara karşı savaştı.

Ama en önemlisi; zor ve meşakkatli olan bu yolculukta, yola çıktığındaki çizgisi ile yolun nihayetine vardığı çizgide hiçbir sapma olmayan, dosdoğru, sapasağlam, Allah’tan başka hiç kimseye boyun eğmeden mücadele eden bir dava adamı görürüz.

150 yıl önce Şeyh Şamil’in destansı hayatının son bulduğu bugünden geriye dönüp baktığımızda; gün gün, halka halka destanlaşan bir din ve vatan savunması görürüz.

Din ve vatan savunmasındaki azminin, dirayetinin, kararlılığının sadece yanındakilere değil düşmanlarına bile hayranlıkla karışık cesaret verdiğini görürüz.

İman gücünün, azmin, bilginin ve iradenin, hayatta kalma mücadelesinin anahtarları olduğunu görürüz.

Hak ile bâtılın mücadelesinin sadece maddî güç ile değil manevî güç ve cesaretle mümkün olduğunu görürüz.

Ama en önemlisi; zor ve meşakkatli olan bu yolculukta, yola çıktığındaki çizgisi ile yolun nihayetine vardığı çizgide hiçbir sapma olmayan, dosdoğru, sapasağlam, Allah’tan başka hiç kimseye boyun eğmeden mücadele eden bir dava adamı görürüz. Zaten Şeyh Şamil’i de Şeyh Şamil yapan, yolunun hak davası olması ve onun bu hak davadan zerre miktar sapmamasıdır.

Rûhu şâd olsun.

*

Şeyh Şâmil’i ve Kafkas halkını daha yakından tanımak bunları okuyalım:

OSMANLI BELGELERİNDE KAFKAS GÖÇLERİ, 2 cilt. Haz. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, İst. 2012

Osmanlı Devleti ile Kafkasya, Türkistan ve Kırım Hanlıkları Arasındaki Münâsebetlere Dâir Arşiv Belgeleri (1687-1908), haz. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Ank, 1992

Samih Nafis Tansu, Çarlara Baş Eğmeyen Türk Şeyh Şamil, Ankara 1973

1.Halistin Kukul, Şeyh Şamil ve Çeçenistan. Kültür Bakanlığı yay. 2002

Candan Azer, Babadan Oğula Güney Kafkasya, Türkiye-Güney Kafkasya İlişkileri, İst. 2011

Alexandre Bennigsen, Chantal Lemercier-Quelquejay, Sufi ve Komiser Rusya’da İslam Tarikatları, İst. 1988

Roman ve hikaye tadında;

Cengiz Dağcı, Onlar da İnsandı, İst. 1958  

Sevinç Çokum, Hilal Görününce, İst. 1988

Yavuz Bahadıroğlu, Dağlı, İst. 2012

Ahmet Yılmaz Boyunağa, Özgürlük Savaşçısı Şeyh Şamil, İst. 2016  

Share
218 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ