logo

AKDENİZ, DOĞU AKDENİZ  ve KIBRIS

Bazen tarihi yakın ya da uzak diye ayırmanın kolay kolay mümkün olmadığı noktalar vardır. Bunlardan bir tanesi de Kıbrıs çıkarmasıdır. 20 Temmuz 1974 Kıbrıs çıkartmasının 46. Yıl dönümü. Yıl olarak yarım asra yaklaşmış ama her şeyi ile an gibi gözümüzün önündeki hadise.

Kıbrıs Adası, Doğu Akdeniz’de yer alan tarihten geleceğe jeo stratejik ve jeostratejik önemi çok büyük olan bir adadır. Ada 38° 34´ ve 35° 41´ kuzey enlemleriyle 32° 20´ ve 34° 35´ doğu boylamları arasında bulunan 9282 km² yüz ölçümü ile Akdeniz’in en büyük üçüncü adasıdır.

Kıbrıs Türkiye’ye 65km, Mısır’a 420 Suriye’ye 100, Yunanistan’a 965 km uzaklıktadır. Hal böyle olunca Ortadoğu’ya, Ortadoğudaki petrol yataklarına, ticari anlamda Akdeniz’le Kızıldeniz’i birleştiren Süveyş kanalına, şimdilerde keşfedilen denizin altındaki zengin Hidrokarbon yataklarına en yakın coğrafyadadır.

Zaten ada geçmişte ada, tahminen M.Ö. 4000’li yıllarda başlayan yerleşimlerden bu yana Kutsal dinlerin merkezlerine giden yol olması, ticaret yollarının üzerinde kontrol noktası olması gibi nedenlerle sürekli yönetimleri el değiştirmiştir. 

Doğu Romalıların (Bizansılıların), Müslüman Arapların, Memluklülerin, Venediklerin (ve Şovalye ve korsanların )hüküm sürdüğü adada esas değişim İslamiyetin Akdenize uzanmasından başlayan süreçte Türklerin de Akdeniz’e uzanması ile Kıbrıs’ın serüveni bizim için başka bir hal almıştır.  

Fatih Sultan Mehmed’in (1451-1481) İstanbul’u fethi, Akdenizdeki adalarda var olmayı gerektirmiştir. Sonraki yıllarda Akdeniz’in tamamına hakim olmak için Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) döneminde adaların fetihleri tamamlanmıştır. Ancak Kıbrıs’ın fethi II. Selim’e nasip olmuştur. (1 Ağustos 1571) 

Fetihten sonra Anadolu’dan (özellikle Niğde ve Karaman) bölgesinden Kıbrıs’a yerleşimler yapılmıştır. 307 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalır. Bu süreç içerisinde huzur ve sukun adaya hakim olduğu en uzun dönemdir.  Ne zaman ki ( 1878 yılında İngiltere’ye idaresi devri sonrası )  adadaki işin rengi huzuru değişmiştir. Adadaki huzursuzluk 96 yıl sonra zirveye ulaşmış ve Türk Askeri bir daha adaya huzuru ve barışı getirmek için harekat düzenlemiştir.

İngilizlerin yüksek komiserlikle idare ettiği koloni şeklinde 1959’a kadar devam etmiştir. Bu esnada adada Rumlar tarafından sürekli bir ENOSİS fikri geliştirilmiştir. Ancak adadaki Türklerin ve Türkiye’inin tutumu önce (ocak 1959 Paris) ardından da  Zürih ve Londra (şubat 1959) tarihleri arasında adada Bağımsız bir devlet kurulması  ve  Garantörlük ilkeleri oluşturulmuştur.  Bu antlaşmalar sonucu kurulan Kıbrıs devletinde seçimler yapılmış ve (13 Aralık 1959 ) Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı’na III. Makarios, Cumhurbaşkanı Yardımcılığına ise Dr. Fazıl Küçük seçilmiştir. Ancak bu durum da adaya çözüm getirmemiş ve Yunan ve Rumlar sürekli meseleleri büyütmeye kaşımaya devam etmişlerdir. Olaylara Türkiye müdahale edince Amerikan başkanı Jonson bir mektup göndererek Türkiye’yi tehdit etmişti (5 Haziran 1964), Rum tarafı her geçen gün olaylar çıkarmaya arkasına aldığı güçler sayesinde uluslararası arenada haklı görünmeye çalışmıştır.

1974 yılına gelindiğinde Yunan ve Rum işbirliği ile hazırlanan bir darbe ile Azılı bir EOKA üyesinin, Rum İktidarının başına geçmesiyle Kıbrıslı Türklerin durumu tehlikeye giriyordu.   15 Temmuz 1974 te Türk silahlı kuvvetleri alarma geçmişti. 16 Temmuzda Türkiye, İngiltereye garantörlüğünü hatırlatan nota vermişti. 19 temmuz günü ise Paraşüt tugayları indirme yapmıştı. 20 Temmuz saat 05:00 te çıkarma harekatı resmen başladı. Harakettaki ilerleme 2 gün sonra 22 temmuz saat 17:00 de ateş kes ile ilanı ile son buldu. 25 Temmuz dan itibaren Cenevre Konferansına başlandı. İki ayrı oturumla devam etti. Ancak anlaşma sağlanamadı. 14 Ağustos 1974’te ikinci haraket başladı, 16 Ağustos ta BM nin (360 sayılı karar) gereği 19:00 da son verildi.

Harekat sonucunda;

1916 yılından bu yana süren ENOSİS hayali sona erdi.

411 karacı, 5 havacı, 13 jandarma, 69 denizci olmak üzere 498 şehit verildi.

Fiziki olarak adanın % 38lik kuzey kısmı ele geçirildi.

Kuzey Kıbrıs Türk Devletinin sınırları çizilmiş oldu,

Yunanlılar hala Türkleri adada (hala) işgalci imiş gibi suçlamaya başladılar,

15 Kasım 1983 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.

Kıbrıs Harekâtı Cumhuriyet Tarihiminizin en önemli olaylarından bir tanesidir. Birincisidir. Hala Şehitlerin, yakınları hayattatadır. Kıbrıs gazilerinin bir kısmı hayattatır. (Ki bir tanesi de amcamdır. Deniz kuvvetlerinde her iki harekata da katılmış Kıbrıs Gazi’sidir.) Kıbrıs çıkarması olayının tüm iç ve dış yansımaları ile hala tüm canlılığını korumaktadır. Ama en önemlisi Türk hallıkın ada ile  olan gönül bağının Anadolu’daki yansımasıdır. Anadolu’nun hangi noktasına giderseniz gidin modern bir Kıbrıs efsanesi dinleyebilirsiniz.

Gelinen noktada Akdeniz’in sularının uluslararası arenada tekrar ısındığı şu günlerde Akdenizdeki, Doğu Akdeniz’deki Kıbrıstaki Türk varlığının haklılığı önemi daha hissediliyor.


 

Share
4184 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ