logo

ZAFER PEŞİNDE KOŞMAK, SUÇUNUN ÖDÜLLENDİRİLMESİNİ İSTEMEKTİR!

Etrafınıza bir bakın, sizce de kıyamet kopmuyor mu?

(Murat Uyurkulak)

2010 yılı, 18 Aralık Cumartesi günü, Ortadoğu bölgesini günümüzdeki duruma getiren Arap Baharı Muhammed Buazizi’nin kendisini yakmasıyla başlamıştır. Halk isyanları, rejim değişiklikleri ve iç savaş baş gösterirken, Ortadoğu artık ABD hegemonyası altına girmekteydi. ABD’nin özgürlük, bağımsızlık ve ekonomik istikrarı bahane ederek bu bölgeye girmesi, ardından yumuşak gücünü kullanarak medya yoluyla bölgeyi karalama politikaları gütmesi ve sonrasında yaşanan siyasi ve ekonomik bazlı olaylar günümüzdeki Ortadoğu bölgesinin oluşumunda kilit rol oynamıştır (Söz konusu politikalar sadece Ortadoğu bölgesi için geçerli değil elbette).

Yukarıda bahsettiğim örnek ile 2014 yılından bu yana bölgesel bir kriz olarak patlak veren Venezuela ekonomisinden ve bu krizin oluşmasında en büyük etken olan ABD’nin, ülke ile arasındaki ilişkiye değinmek istiyorum. Hepimizin bildiği üzere Venezuela ülkesi Güney Amerika’nın en çok petrol üreten ülkesi. Buna karşın ülke ekonomisi büyüme kaydetmiş değil, aksine büyük bir kriz ile karşı karşıya kalmış durumda. Peki bu krizin oluşumundaki sebepler neler olabilir? Yüzleşemedikleri kapitalist sistemin bir krizi mi, yoksa petrol fiyatlarındaki artış mı etkiledi Venezuela’nın ekonomisini? Bu sorular henüz tartışılırken, biz iki ülkenin sınır temaslı ilişkisinin sonuçlarına bir göz atalım;

Bu krizin nedenlerini uluslararası ilişkiler bağlamında incelediğimizde; ülkedeki hükümet başkanlarının popülist, iyi niyetli politikaları,  Maduro’nun Türkiye ve Rusya (Rusya’nın, Chavez iktidarı boyunca Venezuela’ya 11 milyar dolarlık silah satması) ile olan yakın temaslı ilişkileri ABD’nin ülke bazındaki politikalarını (Ambargo uygulaması ve darbeye destek vermesi, medya aracılığıyla Maduro’yu diktatör olarak tanımlaması) destekler nitelikte olacaktır. Ülke ilişkileri dışındaki en büyük sebep ise, Venezulea ülkesinin daha fazla petrol çıkartmak isteğini açık bir şekilde ifade etmesidir.

ABD’nin ham petrol ithalinin onda birini Venezuela’dan yapması ve  Venezuela’nın en büyük petrol müşterisi olması, ABD’yi bir anlamda ülkenin en büyük gelir kaynağı haline getirmektedir.  ABD, hala Venezuela’dan günde 720 bin varil petrol ithal etmekte ve Venezuela’ya günde 110 bin varil ihraç etmektedir. Bu bağlamda durumu değerlendirdiğimiz vakit, enerji politikaları söz konusu olduğunda ABD hükümetinin elindeki karı paylaşmamak için tıpkı Ortadoğu bölgesinde yaptığı gibi karalama politikalarını yumuşak gücünü kullanarak aktardığını görmekteyiz. Söz konusu durumu Venezuela ülkesi atlatabilecek mi? Kriz ülke ekonomisini nasıl etkileyecek? Hükümet, hayalini kurduğu üretime geçebilecek mi?  Krizin ardından toparlanma sürecinde Venezuela hangi politikayı tercih edecek? 

Ekonomisinin neredeyse tamamı petrol ihracatına dayanan bir ülkede, petrol fiyatlarının ve üretiminin toparlanamayacağı tahmin edildiğinde ise krizin (anlaşma sağlanmadığı takdirde) ülkeyi uzun vadede yoracağı söylenebilir.

umraniyegundemi.com / 9.03.2019

Etiketler: » » »
Share
2489 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ