logo

”SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN” DİYEN ÇAKARLI MÜDÜR BÜROKRASİYE DERS OLMALIDIR

Anadolu’da bir tabir vardır “ Gidenin arkasından teneke çalmak “ bu haberde ki amacımız gidenin ardından teneke çalmak olmasa da, gelenlere gideni örnek göstererek uyarı da bulunmak ….

Geçtiğimiz hafta İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk YELKENCİ görevden alındı .

İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğuna paraşütle gelen Ömer Faruk Yelkenci ’nin tüm bürokrasiye ders olması gerekir .

Özel okulda okul müdürüyken önce Milli Eğitim Bakanlığına açıktan atama ile öğretmen yapıldı . Öğretmen yapıldıktan 1 gün sonra Özel Öğretim Genel müdürlüğüne getirildi . Daha sonra ise İstanbul il müdürlüğüne getirildi .

İstanbul il Müdürü olduktan sonra yaptığı ilk müdürler toplantısında; okul müdürlerine hitaben , benimle görüşmek için randevu istemeyin, okul müdürleriyle görüşmem uyarısında bulundu …

Kendi şube müdürleri , il müdür yardımcıları bile randevu alamıyordu il müdürlerinden …

Üzerinde emeği olan il müdür yardımcısı , kapıyı çalıp içeri girmek istediğinde misafirlerinin yanında arkadaşını kovacak kadar makam hırsına kapılmış , koltuk gözünü kör etmişti …

Emekli olan ilçe müdürü , il müdürüne Allahaısmarladık demek ve helallik almak için randevu istiyor ama il müdürü randevu vermiyordu …

Randevu verdiği kişileri bile bir – iki saat bekletmekten keyif alırcasına koltuğun büyüsüne kapılmıştı …

İl müdürlerine tahsis edilen hizmet aracına hükümetin Çakar genelgesine rağmen Çakar taktırıp , İstanbul’da emniyet şeridinden başka yol kullanmayan il müdürüne kimlik sormak isteyen polis memuruna “ SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN ?” derken devletin gücünü kendi gücü zanneden il müdürü ; polis memurunu açığa aldırıyordu …

Sayın Cumhubaşkanı’nın dershaneleri kapatın diye defalarca talimat vermesine rağmen , özel öğretim kurumları genel müdürlüğü ve İstanbul il müdürlüğü yaptığı dönemde çiğ köfte dükkanı açar gibi dershane açılmasına izin vermesinin DOĞRU CEVABINI daha sonra yazacağız …

İstanbul İl Müdürü Ömer Faruk Yelkenci ’nin görevden alınmasının bürokrasiye ders olması gerekir . Devlet makamları berber koltuğuna benzer … Sırası gelen kişi görev süresi bitince koltuktan kalkar …

Bu gücü kendi gücü zanneden, koltukta otururken kendi kişisel hesaplaşması , şahsi menfaatleri , hırsları , egolarını ; devletin yasal gücünü kullanarak personelini / vatandaşı tehdit etmeye kullanan bürokrasi ve siyasetin kafasını kaldırıp Karşıyaka mezarlığına bakması gerekir …

Keza, Mezarlıklar kendisini vazgeçilmez zannedenlerle doludur …

Sonuç olarak ; Görevdeyken , görevini yapmak isteyen devlet memuru polise “ Sen Benim Kim Olduğumu Biliyor musun” diye tehdit savuran İstanbul İl Müdürü Ömer Faruk Yelkenci hikayesi tüm bürokrasiye ders olmalıdır . 

Ömer Faruk Yelkenci , görevden alındıktan sonra daha önce genel müdür olarak görev yaptığı Özel Öğretim Kurumları genel müdürlüğüne daire başkanı olarak verildi .

Unutmayın ki ; Allah’ın adaleti değirmen taşı gibidir . Ağır ağır işler , ince ince öğütür …

Afrikalıların güzel bir sözü vardır ; 

“Sular yükseldikçe balıklar karıncaları yer, sular çekildikçe de karıncalar balıkları yer. Kimse bugünkü üstünlüğüne gücüne güvenmemeli… Çünkü kimin, kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir.”

Ömer Faruk Yelkenci ’nin ardından teneke çalacak değiliz

Ancak ; Yelkenci sendromunun bürokrasiye ders olması için bu hikayenin de tarihe not olarak düşülmesi gerek…

www.kamudanhaber.net

Etiketler: »
Share
152 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ