logo

KAPİTALİZM VE NOSTALJİ PATİNAJI…

Her darbede öldüren aşkın kurbanıyız biz.

(ORHAN GENCEBAY)

Kapitalizmle birlikte hayatımızda cidden çok şey değişti. Sahi diyorum! Bir sürü yeni kavramı mı söyleyeyim, çılgın alışveriş günlerinden mi bahsedeyim yoksa sürekli değişen bu muazzam kar sisteminin bize terörü nasıl ilaç niyetine dağıtmaya başladığından mı? Ya da durun! Bir saniye, bizim bu durumu kabullenişimizi az kalsın es geçiyordum yahu J Küreselleşen yıkıcılık karşısında,  otomatik boyun eğişimiz, bizi nesnel bir suç ortağı yapmıyor mu? Böylece, etrafımızda kaybettiğimiz o insan ilişkilerini anlamlı kılan değerlerin yıkılıp gitmesi bizi tedirgin etmiyor. Yanlış mıyım?  Çünkü birisinin pişman, üzgün, baygın olması bizim süregelen işlerimizi aksatmıyor. Sistem her şeyi otomatik olarak kendi çıkarına dönüştürüp, bizleri hizmet etme konumuna çoktan sürükledi bile. Elimizdeki en güzel duygumuzu çoktan ele geçirdi…  Ama durun! Daha bitmedi, şimdi aşıkları piste alma vakti. Lütfen, önden buyurun.

Çok çok önceleri insanlar, duygularını aktarmak amacıyla, hoşlandığı kişiye doğru uzun bir keşfe çıkarmış. Onun, jeopolitik konumunun önemini çözme ve anlama çabası, içerisine garip ve tarifi mümkün olmayan bir merak duygusunun dolmasını sağlarmış.  Yanında kendisi yokken başından neler geçmiş, nelere gülmüş, nelere ağlamış, nelere şaşırmış, nelere hayret etmiş anlamaya çalışırmış… Elinde, yüzünde, yüreğinde bir acı var mı, merak eder, onun anlatmasına izin vermez,   ondan beslenmeye çalışırmış.  Keşfetmenin, keşfedilmenin tadı işte, neyle kıyaslanabilir ki…

Aldığımız parfüm şişesinin üzerinde bile kokusuyla ilgili bilgi veriliyor dimi ama biz gene de fısfıs yaparak koklamaya çalışıyoruz, özünü anlamak için. Peki, ne oldu da insanının özünü anlamaktan vazgeçtik!

Kapitalizm, bir kapkaççı gibi insanı soydu soğana çevirdi. İnsanın elindeki en güzel en kıymetli duygusunu aldı ve araya reklamları sıkıştırdı. Evet! Niye şaşırdınız bildiğimiz reklamlar. Bence hepimiz aşinayız. Sevgililer günü reklamı, evlilik yıldönümü reklamı, sevgilimle instagramda mutluluk reklamı, evleniyorum mutluyum reklamı, yeni gelin çeyiz takımı reklamı, tektaş yüzük reklamı… size bunlardan binlerce örnek sayabilirim. Aşk üzerinden kazanç sağlayan, insanın en özelini bile (bakınız; Gelin Evi programı)  sunmasına müsaade eden bir sistem bu; KAPİTALİZM.  Neden aşıkların dikkati bu kadar dağınık sanıyorsunuz, kim kimi, neyi için, nasıl seviyor, hangi koşulda bilmek mümkün mü bu kargaşada. Artık sevgililer birbirleriyle değil, internet olan yerlerle, AVM’lerle daha muhatap haldeler. Aşkın gücü kapitalizme hizmet eder hale gelmiş. Şiddet hayatımızın her alanını sarmış, gerçek aşk ise sadece kurmaca eserlerde kalmış. Fiyatı ise bayağı indirimde. Korkmayın, kaçırsanız yeni sayısı çıkar. Çok bir şey kaybetmezsiniz!

Bu yazımı kıymetli dostum AHMET CELALEDDİN ATEŞ’E hitaben yazmış bulunmaktayım. Sevgi ile kalın…

Etiketler: »
Share
331 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ