logo

HAVUZ SİSTEMİNİ İLK KURAN İSİMDEN ÇOK SERT İTİRAZ

13 devlet üniversitesi ile YÖK, ÖSYM, TÜBİTAK, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, DSİ, GAP, ÖİB gibi kurumların da aralarında bulunduğu 45 kamu kuruluşunun parası Hazine’de toplanmasına karar verildi. Hükumetin getirmek istediği havuz sistemine ise REFAH-YOL Hükümeti havuz sisteminin kurucusu Prof. Dr. Mete Gündoğan, eleştirilerde bulunarak “Allah size akıl fikir versin.” dedi

113 devlet üniversitesi ile YÖK, ÖSYM, TÜBİTAK, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, DSİ, GAP, ÖİB gibi kurumların da aralarında bulunduğu 45 kamu kuruluşunun parası Hazine’de toplanacak. Uygulama ile kamunun nakit kaynaklarının etkin şekilde kullanılması ve borçlanma faizinin düşürülmesi hedefleniyor.

Necmettin Erbakan’ın Refah-Yol Hükûmeti’ndeki ilk icraatlarından biri olan ‘Havuz Sistemi’nden (parası olan kamu kurumunun ihtiyacı olana finansman sağlaması) devlet 1 yılda 10 milyar dolar tasarruf etmişti. 28 Şubat’ın ekonomik analizini yapan Meclis Darbe Araştırma Komisyonu’nun raporuna göre havuz sistemiyle iç borçlanma faiz oranların da yüzde 2,1 düşüş sağlanmıştı. Ancak darbe girişimiyle uygulamaya son verilmiş, bankaların da 46 milyar doları hortumlanmıştı.

SİSTEMİN KURUCUSU İTİRAZ ETTİ

Hükumetin getirmek istediği havuz sistemine ise REFAH-YOL Hükümeti havuz sisteminin kurucusu Prof. Dr. Mete Gündoğan itiraz etti.

Gündoğan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Allah size akıl fikir versin. Ne diyeyim” ifadelerini kullandığı. Gündoğan yeni sisteme ilişkin itirazlarını şöyle sıraladı:
“Ağzını Büzüşünden Ömer Diyeceği Belliydi !

Dün

3 Şubat 2018 tarihinde

Sabah Gazetesinden Hazal Ateş’in haberini okuyunca

bugün Haber 7 nin ‘Havuz sistemi geri dönüyor…’ başlıklı haberini okumama gerek yoktu.

Halk arasında bir deyim vardır; ‘ağzını büzüşünden ömer diyeceği belliydi’ diye. Ben de Hazal’ın haberini okuyunca, getirecekleri sistemi anlamıştım. ‘Havuz sistemi’ kısmına sonunda değineceğim.

Neler konuşulmuş Külliye’de;

Cumhurbaşkanı, faizlerin yatırım yapılacak seviyeye çekilmesini ve kamu bankalarının buna öncülük yapmasını istemiş. ‘Rotamız istikrarlı ekonomi, kapsayıcı büyüme’ mesajını vermiş…
Haberde böyle yazıyor.

Nitekim toplantıyı basına değerlendiren bir başdanışman, kamu bankalarının faizleri aşağı çekme sürecine öncülük edeceğini belirtmiş. Bu süreçte kamu bankalarının özel bankalarla yarışmayacağını söylemiş. (Belki bunları söylemek zorunda hissetti kendisini onu bilemem tabi!)

Düşük faiz için yol haritası şöyle olacakmış:

Blok mevduata uygulanan faizler aşağı çekilecek.

Cumhuriyet Merkez Bankası düşüşe destek verecek.

Daha çok yurt dışı borçlanmaya ağırlık verilecek.

Şimdi bu ne demektir? Madde madde şöyle izah edelim:

Kamuda var olan paralar bir blok hesapta toplanacak.

O blok hesap tek elden yönetilecek.

Toplanan paralar, nispeten düşük faizle kamu bankalarına yatırılacak.

Bankalar da bunları daha düşük faizlerle üreticilere verecekler.

Böylelikle, en azından kamu döngüsünde, faizler düşmüş olacak. Bunun olumlu etkileri bütün ekonomiye yansıyacak. Böylelikle de faizler bir düşüş eğilimine girmiş olacak.

Nitekim Haber7 içeriğinde de bunların netleştirilmiş olduğunu görüyoruz. Belirlenen kamu kurumlarının paraları bir blok hesapta tutulacak. Bunu Hazine Müsteşarlığı yönetecek. Kamu bankalarında nispeten düşük faizle değerlendirecek…

Ne mi diyorum buna?

Buna Havuz Sistemi denmez efendiler.

Dense dense;

Hoş geldiiiin 5 Nisaaaan,
Bugün hayret ediyor insaaan!! denir.

Ya hu bu yöntemlere yakın yöntemler 5 Nisan 1994 kararları öncesi uygulanmadı mı? Sonu yüksek cari açık, yüksek enflasyon ve yüksek faizlerle neticelenmedi mi? Sonunda kur politikası üzerinden bir yeni denklem oluşturulmadı mı? Daha sonra, o denklem de batmadı mı? 54. Erbakan Hükümeti’nde Havuz Sistemi işte tam bu mantığı çöpe atmak için kurulmadı mı? Ne çabuk unuttunuz?
Ne çabuk!

Kamunun parasını özel sektöre peşkeş çekmek için kurulmuş bir düzen vardı. Kamu parasını düşük faiz ile (%30’lar) bankalara yatırıyordu. Bankalar da aynı parayı tekrar kamuya yüksek faiz ile (%150’ler) satıyordu. Havuz Sistemi bu çarka çomak sokmak için kuruldu. Tüyü bitmemiş yetim hakkını (bu tabiri hatırlayan kaldı mı bilemiyorum) korumak için kuruldu. Şimdi o düzen tekrar geri getiriliyor. Tabi aynen değil de biraz traşlı ve makyajlı olarak.

Allah size akıl fikir versin. Ne diyeyim.

Bu bir sistem sorunudur. İçinde bulunduğumuz sistem Borca Dayalı Para Sistemidir (BDPS). Bunu komple değiştireceksiniz. Değiştirmezseniz sistem sizi devirecek. Hem de ne devirme olur ama! Bunu anlayın artık.

Bir çift laf da medya 7 grubuna.

Ya hu sizin Havuz Sistemi takıntınız nedir Allah aşkına? Önce Varlık Fonu’nu benzettiniz, yanlışınızı anlattım. Şimdi de bu ‘terbiye edilmiş peşkeş döngüsüne’ benzetmeye çalışıyorsunuz. Hem anlamıyorsunuz, hem de böyle absürt uygulamaların yanında adını kirletmeye can atıyorsunuz. Bırakın, Havuz Sistemi de bir ümit, bir efsane olarak kalsın. El atıp da kirletmediğiniz ne kaldı zaten?!

Rahmetli Erbakan Hocamın bir sözünü hatırlatarak bitireyim: Bunlar, hem hocanın keçisini çalarlar hem de hoca keçi çaldı diye yayarlar!”

Etiketler: »
Share
168 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ