logo

AYASOFYA CAMİ Mİ OLSUN MÜZE Mİ KALSIN. AYM YARIN KARAR VERECEK

Ayasofya’nın cami olarak yenide ibadete açılması ile ilgili tartışmalar ve talepler devam ediyor. Anayasa Mahkemesi 2015 yılında Ayasofya’nın ibadete açılması için yapılan başvuruyu yarın görüşecek. Yüksek Mahkeme’nin vereceği karar Ayasofya’nın geleceğine etki edecek.

Burada br hatırlatma yapmak istiyoruz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın Ayasofya Camii’nin asli amacının dışında kullanılmasına dair yaptığı ağır beddualarını da içeren meşhur vakfiyesini.
Milletimiz ve Müslümanlar bu bedduadan kurtarılmalıdır. Buna kimse karşı çıkmamalı. Ayasofya’yı müzeye çeviren kararın altında imzası bulunanların sevenleri de buna destek vermeli. Bu hatadan geri dönülmesi ile belki asıl sorumluların azapları da bir ölçüde hafifleyebilir.
 
Ayasofya İstanbul’un fethinin sembolüydü. Fetih sonrası cami yapıldı. 1934’te Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye dönüştürüldü. Tekrar cami yapılması bugüne kadar hep gündemde kaldı.
 
İŞTE FATİH’İN VAKFİYESİ
 
İstanbul Fatihi Sultan Mehmed Han, Ayasofya Camii’nin ve vakfının korunmasına ilişkin yayınladığı vakfiyesinde şu ifadelerde bulunuyordu: “Allah’ın yarattıklarından Allah’a ve O’nun rüyetine iman eden, ahirete ve onun heybetine inanan hiçbir kimse için, sultan olsun melik olsun, vezir olsun bey olsun, şevket ve kudret sahibi biri olsun hâkim veya mütegallib (zâlim ve diktatör) olsun, özellikle zâlim ve diktatör idareciler tarafından tayin olunan, fâsid bir tahakküm ve bâtıl bir nezâret ile vakıflara nâzır ve mütevelli olanlar olsun ve kısaca insanlardan hiçbir kimse için, bu vakıfları eksiltmek, bozmak, değiştirmek, tağyir ve tebdil eylemek, vakfı ihmal edip kendi haline bırakmak ve fonksiyonlarını ortadan kaldırmak asla helal değildir!
 
Kim ki, bozuk teviller, hurafe ve dedikodudan öteye geçmeyen bâtıl gerekçelerle, bu vakfın şartlarından birini değiştirirse veya kanun ve kurallarından birini tağyir ederse; vakfın tebdili ve iptali için gayret gösterirse; vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve gayesinden başka bir gayeye çevrilmesine kast ederse, vakfın temel hayır müesseselerinden birinin yerine başka bir kurum ikame eylemek (temel müesseselerden birinden taviz vermek) ve vakfın bölümlerinden birine itiraz etmek dilerse veya bu manada yapılacak değişiklik veya itirazlara yardımcı olur yahut yol gösterirse; veya şer’i şerife aykırı olarak vakıfta tasarruf etmeye azm eylerse, mesela şeriata ve vakfiyeye aykırı ferman, berat, tomar veya talik yazarsa veyahut tevliyet hakkı resmi yahut takrir hakkı resmi ve benzeri bir şey talep ederse, kısaca batıl tasarruflardan birini işler yahut bu tür tasarrufları tamamen geçersiz olan yazılı kayıtlara ve defterlere kaydeder ve bu tür haksız işlemlerini yalanlar yumağı olan hesaplarına ilhak ederse, açıkça büyük bir haramı işlemiş olur, günahı gerektiren bir fiili irtikâb eylemiş olur. Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların la’neti üzerlerine olsun. “Ebeddiyyen Cehennemde kalsınlar, onların azapları asla hafifletilmesin ve onlara ebeddiyyen merhamet olunmasın. Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirse, vebali ve günahı bunu değiştirenlerin üzerine olsun. Hiç şüphe yok ki, Allah her şeyi işitir ve her şeyi bilir.”

Etiketler:
Share
74 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ